Menu


Atalarımız, Osmanlı Devleti’nin Gerileme Dönemi’nde, 2.Abdülhamit zamanında yapılan (Rumi takvime göre 1293 yılı olduğundan dolayı “93 Harbi“ diye de bilinen) Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Bulgaristan’ın Köteş bölgesinde yaşamaktaydı.


Kaybedilen savaşın ardından imzalanan (13 Temmuz 1878) Berlin Anlaşması’nda mübadele kararı alınması sonucunda, evlerini ve her şeylerini bırakıp öküz arabalarıyla, yaya olarak Bulgaristan’ın Köteş bölgesinden Bilecik-Bozüyük-Çokçapınar köyüne ve kısa bir süre sonra Bozüyük merkeze göçmen olarak yerleştiler. Annesi Ayşe Hanım (Şekerci Anne), babası Hasan Bey (Papurcu Hasan) ve kardeşleriyle Bozüyük’e yerleşen Yusuf Bey henüz çocuk yaştaydı.

Kurtuluş Savaşı’nda batı cephesinin ilk kuruluş günlerinde (18 Haziran 1920) Bozüyük bir müddet cephe karargâhı durumundaydı. Bozüyük halkının gösterdiği vatan sevgisi ve fedakârlık, 1920 Haziran ayında başlayan ve Bursa’nın düşmesiyle sonuçlanan ilk düşman taarruzunun, Eskişehir’e doğru ilerlemesini durdurmak için ordumuza bir dayanak olmuştu. 1. Ve 2. İnönü savaşlarında, 9 Ocak 1921- 14 Mart 1921 ve 26 Mart- 1 Nisan 1921 tarihleri arasında kısa süreli Yunan işgaline uğrayan Bozüyük, 12 Temmuz 1921’ de 3.kez Yunan işgaline uğramış ve 4 Eylül 1922’de harap bir halde işgalden kurtulmuştu.

İşte o yıllarda Yusuf Bey, küçük yaşında geçinmek için aile mesleği olan şeker imalatçılığını seçmişti. En başta ürün çeşitliliği çok fazla değildi. Bir süre sonra İstanbul’da yaşayan fakat tren yollarında çalışmak üzere Bozüyük’e gelmek zorunda kalan gayrimüslim 2 şeker ustasını yanına aldı. Onlara ve ailelerine sahip çıktı. Zübeyde Hanım ile evlendi ve ailenin Bozüyük’teki 3.kuşağı sıkıntılı savaş yıllarında dünyaya geldi: Fatma, Mustafa, Ayşe ve Hayriye…

(29 Ekim 1923) Cumhuriyet’in ilanıyla tüm milletimiz gibi Şeker Ailesi de huzura kavuştu. Yusuf Bey’in tek oğlu Mustafa Bey, babasına işlerinde yardım ediyordu. Yusuf Bey ve oğlu Mustafa Bey, yanlarına aldıkları şeker ustalarından meslekleri hakkında çok fazla bilgi edindiler. Artık leblebi şekerleri, akide şekerleri, kalıp çikolata gibi birçok çeşidin üretimini yapmaya başlamışlardı. Bozüyük dışında Bursa, Eskişehir, Afyon ve Kütahya’ya da ürünlerini satıyorlardı.


*Bayramlarda ilçe merkezinde toplanan halk, en güzel kıyafetleriyle yol kenarında durur, öküzlerin çektiği süslenmiş panayır arabalarının geçişini izlerdi. Yukarıdaki fotoğrafta üzerinde “Şekerci Sanatı” yazan arabanın geçişi görülmektedir.
 
Mustafa Bey, yıllar önce kendileri gibi Bulgaristan’dan Bozüyük’e yerleşmiş olan Ragıp Bey’in iki kızından büyük olanı, Saffet Hanım ile evlendi.

Ragıp Bey, Bozüyük’ te bulunan değirmenlerin en büyüklerinden bir tanesine sahipti. O dönemde değirmen sahibi olmak şimdiki zamanda fabrika sahibi olmakla eşdeğerdi. Varlıklıydı; aynı zamanda çok yapılı ve sert bir adamdı. Kurtuluş Savaşı zamanında, ilçeye korku salan bir Yunan Subayını çıplak elleriyle etkisiz hale getirmesiyle tanınırdı.



 
*Yukarıdaki fotoğrafta Yusuf Bey ve Ragıp Bey, hacdan gelenlerin karşılanması sırasında birlikte görülmektedir.


Yusuf Bey ve Ailesi, 2 Ocak 1935 tarihinde yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile Şeker soyadını aldılar.

Saffet-Mustafa Şeker çiftinin 4 erkek çocuğu, Ertuğrul Şeker (d.1936), Alaettin Şeker (d.1946), Selahattin Şeker (d.1948) ve Bahattin Şeker (d.1956) dünyaya geldi. Ailenin Bozüyük’teki 4.kuşağı…

Mustafa Şeker, ticari olarak çok parlak bir zekâya sahipti. Kendi köyleri olan Çokçapınar’ın ve çevre köylerin mandıralarından süt toplayarak peynir üretimine başladı. Peynirleri ambalajlamak için, Zonguldak Ereğli’den sac alıp Bursa’da teneke yaptırıyordu. 1956 yılında, peynir tenekelerini serin tutmak için soğuk hava deposu ihtiyacı olduğunu düşünerek dil bilmeden Hollanda’ya gitti. “Grasso“ marka soğuk hava makinelerini satın aldı ve Bozüyük’e getirtti. Bozüyük’te o zamanki en yüksek bina olan soğuk hava deposunu inşa etti. Buzhane diye adlandırdıkları bina 5 katlıydı. Binanın, peynir tenekelerini yukarı katlardaki soğuk odalara çıkarmak için o zamanın şartları ile yapılan yanları açık, elektrikli asansör sistemi bile bulunuyordu..



*Yukarıdaki fotoğrafta soğuk hava deposunun inşaatı görülmektedir.

 

Mustafa Şeker bir süre sonra siyasete ilgi duymaya başladı. 1957-1960 yılları arasında Adalet Partisi’nden Bozüyük Belediye Başkanlığı görevinde bulundu. 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askeri darbe nedeniyle görevini bırakmak zorunda kaldı ve bir daha siyaset yapmama kararı aldı.

 


 
*Yukarıdaki fotoğrafta Mustafa Şeker, Bozüyük Belediye Başkanı olarak topluluğa yaptığı bir konuşma sırasında görülmektedir. Ve hemen aşağıda 1957 yılına ait Bozüyük Gazetesi’nde “Belediye Reisimiz Mustafa Şeker ile bir konuşma“ başlıklı yazı görülmektedir.
 




Buzhanenin inşası ile iş hacmi artmaya başlamıştı. Artık sütün bol olduğu çevre iller olan Kütahya’nın ve Afyon’un köylerindeki mandıralarla, buna ek olarak kaşar peyniri için Kars’ın Digor ilçesindeki mandıralarla işbirliğine girdiler. Mayıs ayları ortasında 60-70 kişilik ekiplerle işbirliği yapılan mandıralara gidilir, 45 gün sonra Haziran sonunda Bozüyük’e geri dönülürdü. Şeker Ailesi, eskiden şeker sattığı çevre illere artık peynir satıyordu.
 
Buzhane içinde de peynir çeşitlerine ilaveten köylüden satın alınan meyve çeşitleri ve yumurta tazeliğini koruması için depolanır ve satışı yapılırdı.Ertuğrul Şeker ve Alaettin Şeker, diğer çalışanlarla birlikte kamyon ile köylerden süt, yumurta ve meyve topluyordu. Selahattin Şeker ve en küçük kardeşleri Bahattin Şeker de pazarda peynir, tereyağı, yumurta, elma satarak harçlıklarını çıkarıyor bir yandan da eğitimlerine devam ediyorlardı.


 

 

*Yukarıdaki fotoğrafta, kamyonun üzerindeki Bahattin Şeker henüz 4-5 yaşlarında…

Mustafa Şeker, 1960-1965 arasında Mobil Bayisi olarak akaryakıt istasyonu da işletti. Akaryakıt istasyonunu 1965-1980 yılları arasında Eskişehirli Zeytinoğlu Ailesi’ne kiraya verdi.
60’lı yılların başında, Mustafa Şeker yeni bir sektöre girmeye karar verdi ve mermer atölyesi kurdu. Kısa bir süre sonra Selahattin Şeker mermer atölyesinde yüksekten yere düştü ve belden aşağısı felç oldu. Mustafa Şeker arka koltuğunu yatak haline getirdiği arabasına oğlu Selahattin Şeker’i yatırarak Almanya’ya gitti. İki sene boyunca şifa aradılar fakat 1966 yılında Selahattin Şeker vefat etti.
70’li yılların ortalarına gelindiğinde peynircilik sektörü artık otomasyona dolayısıyla fabrikasyona yönelmişti. Bu nedenle üretimi bıraktılar. Soğuk hava deposu, diğer adıyla buzhane, 80’li yılların başına kadar hizmet vermeye devam etti. Oğullarının vefatına çok üzülen Saffet- Mustafa Şeker çifti kanser hastalığına yakalandılar.1980 yılında kısa bir süre arayla Hakk’ın rahmetine kavuştular.“Hacı“ Saffet Şeker ve “Hacı“ Mustafa Şeker, bugün hala iyi insan olmalarıyla ve hayırseverlikleriyle anılmaktadırlar.

BAHATTİN ŞEKER
Şeker Ailesi’nin Bozüyük’teki 4.kuşağının en küçüğü Bahattin Şeker, 1956 yılında doğdu. İlköğretimini Bozüyük Atatürk İlkokulu’nda tamamladı. Ortaöğretimine Eskişehir Maarif Koleji’nde yatılı olarak devam ederken, lise son sınıfta Samsun Maarif Koleji’ne geçiş yaptı ve oradan mezun oldu.
Liseden mezun olduktan sonra, Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne başladı. 2. Sınıftayken okulunu bıraktı ve Bozüyük’e döndü. Diğer abileri babalarının yanında ticarete devam ediyordu. Alaettin Şeker bir yandan da çiftçilik yapıyordu. Bahattin Şeker de kendi işini kurmak istiyordu.
1977 yılında, yıllar önce kendileri gibi ataları Bulgaristan’dan önce Pazaryeri’ne ve sonrasında Bozüyük’e yerleşmiş olan Avukat Hilmi Bey’in küçük kızı Nilgün ile evlendi. Sırasıyla Fisun, Mustafa ve Fulya adında üç çocukları dünyaya geldi. Şeker Ailesinin Bozüyük’teki 5. Kuşağı…
1980 yılında ailenin sahip olduğu akaryakıt istasyonunu, 15 sene boyunca hiç sorun yaşamadıkları kiracıları Zeytinoğlu Ailesi’nden devir aldı ve Şeker Petrol Bozüyük Merkez Akaryakıt İstasyonu, Petrol Ofisi Yetkili Bayisi olarak akaryakıt satışına başladı.



Bahattin Şeker’in kurucusu olduğu işlerin ve şirketlerin 1980 yılından günümüze kadar olan bilgisini “TÜZEL TARİHÇE“ bölümünde detaylı olarak görebilirsiniz.

Bahattin Şeker, iş hayatında olduğu kadar sosyal ve siyasi hayatında da hep aktif oldu.

80’li yıllarda Bozüyük Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanlığı, Bozüyük Spor Kulübü Yöneticiliği ve Bozüyük Belediye Meclis Üyeliği görevlerinde bulundu. 1989 yılının sonuna doğru Doğru Yol Partisi Bozüyük İlçe Başkanlığı görevine getirildi.

1991 yılında 35 yaşındayken, Doğru Yol Partisi’nden T.B.M.M. 19.Dönem Bilecik Milletvekili seçildi.  T.B.M.M. 19.Dönem Turizm, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma, Plan ve Bütçe, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) Komisyonu Üyeliği görevlerinde bulundu. 1993 yılında Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Muhasipliği görevine getirildi.

1995 yılında, Doğru Yol Partisi’nden T.B.M.M. 20.Dönem Bilecik Milletvekili seçildi. Bu dönemde 40 yaşındayken, Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığında ve Tansu Çiller’in Başbakan Yardımcılığı’nda kurulan 54. Hükümette, Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ve Turizm Bakanı olarak görev aldı.2002 yılında, Doğru Yol Partisi’nden T.B.M.M. 21.Dönem Bilecik Milletvekili adayı oldu. Bilecik’teki seçimde yeterli oyu almasına rağmen partisi ülke barajını geçemediği için parlamentoya giremedi. 2002-2007 yılları arasında Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Muhasipliği görevini sürdürdü. 2007 yılında kendi isteğiyle milletvekili adayı olmadı ve Doğru Yol Partisi’nden istifa etti.


2011 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’ne katılarak T.B.M.M. 24.Dönem Bilecik Milletvekili seçildi. T.B.M.M. 24.Dönem Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabi Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi olarak görev aldı. 2012-2015 yılları arasında Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulundu.

7 Haziran 2015 tarihinde yapılan genel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi’nden Bilecik Milletvekili adayı oldu fakat az bir oy farkıyla milletvekili seçilemedi. Bu seçim sonrasında kazanmayı bilmek kadar kaybetmeyi bilmenin de bir erdem olduğunu vurgulayarak siyasi hayatına nokta koyduğunu açıkladı.

Bahattin Şeker, ticari hayatına kurucusu olduğu şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam ederek Şekerci Şirketler Grubu’nun büyümesine liderlik etmektedir. Diğer bir taraftan sosyal meselelere çözüm üretmekte ve ataları gibi hayır işlerine maddi-manevi imkân sağlamaktadır.

Şeker Ailesi’nin Bozüyük’teki 5.kuşağından (Merhum Ertuğrul Şeker’in oğlu) Murat Şeker, Şeker Petrol Ürünler Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak ticari hayatına devam etmektedir.

Şeker Ailesi’nin Bozüyük’teki 5.kuşağından (Alaettin Şeker’in oğlu) Gökhan Şeker, Bilecik Araç Muayene İstasyonları İşletim Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak ticari hayatına devam etmektedir.

 

MUSTAFA ŞEKER

Şeker Ailesi’nin Bozüyük’teki 5.kuşağından (Bahattin Şeker’in oğlu) Mustafa Şeker, 1981 yılında doğdu.

Bozüyük Atatürk İlkokulu ve Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde öğrenim gördü. 1999-2003 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitimini tamamlayan Mustafa Şeker, son sınıfta Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyi Genel Sekreteri olarak görev yaptı.

2003-2007 yılları arasında kara taşımacılığı faaliyeti gösteren Şekerci Uluslararası Nakliyat’ın İstanbul ofisinde çalıştı.

2007-2011 yılları arasında akaryakıt bayiliği, kara taşımacılığı, gıda, turizm ve sigorta acenteliği faaliyetlerimizin organizasyonunda farklı pozisyonlarda çalıştı.

Sırasıyla Bozüyükspor Yöneticiliği, Bozüyük Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyeliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği, Eskişehirspor Yöneticiliği görevlerinde bulundu.

2011 yılından bu yana, grup şirketlerimizdeki tüm faaliyetlerin koordinasyonunun başında bulunmaktadır.

Şeker Petrol Ürünleri Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, Bilecik Araç Muayene İstasyonları İşletim Ticaret A.Ş.’nin, Saraycık Petrol Ürünleri Nakliyat ve Ticaret Ltd.Şti.’nin ve Şekerciler Sigorta Aracılık Ltd.Şti.’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak ticari hayatına devam etmektedir.